38,1137$% 0.18
42,0543€% -0.85
49,3487£% -1.65
3.709,46%-2,27
3.038,10%-2,43
9.379,83%-1,10
Minik sincap Çiko, yemyeşil ormanda neşeyle zıplayıp dururken, aniden yerde parlayan bir taş fark etti. Taşı eline aldığında üzerinde tuhaf sayılar yazılı olduğunu gördü: “İki, dört, altı…” Çiko, bu sayıların ne anlama geldiğini oldukça merak etti. O esnada yanından geçen bilge baykuş Huhu’ya sordu: “Huhu amca, bu sayılar ne anlama geliyor?”
Huhu, gözlüklerini düzelterek gülümsedi ve yanıtladı: “Ah, Çiko’cuğum, bunlar gizemli sayılar. Ormanın derinliklerinde saklı bir hazine var ve bu sayılar o hazinenin anahtarını oluşturuyor.” Çiko’nun gözleri parladı: “Gerçekten mi? O zaman hemen hazineyi bulmalıyız!” Huhu, başını sallayarak dikkatli olması gerektiğini belirtti: “Ama unutma, bu yolculukta seni zorlu engeller bekliyor.”
Çiko, cesaretini toplayarak en yakın arkadaşı tavşan Titi’yi yanına alıp gizemli sayıların peşine düştü. İlk durakları, şırıl şırıl akan bir şelalenin yanındaydı. Şelalenin ardında gizli bir geçit vardı, fakat geçidin kapısı sıkı bir şekilde kilitlenmişti. Kilidin üzerinde de yeni sayılar yazıyordu: “Sekiz, on, on iki…”
Çiko, hemen taşındaki sayılarla karşılaştırdı. “İşte, sayılar eşleşiyor!” diye sevinçle bağırdı. Taşındaki sayıları kilidin içine yerleştirdiğinde, kapı gıcırdayarak açıldı. İçeri girdiklerinde karşılarına karanlık bir mağara çıktı. Mağaranın sonunda, loş bir ışık parıldıyordu. Işığa doğru ilerlediklerinde, karşılarına yaşlı bir kaplumbağa çıktı.
Kaplumbağa, onlara bir bilmece sordu: “On sekiz, yirmi, bu tekerleme burada bitti. Peki, bu tekerlemenin sonu nereye gider?” Çiko ve Titi, bir süre düşündüler. Sonunda Çiko, “Hazineye!” diye bağırdı. Kaplumbağa, gülümseyerek başını salladı ve önlerindeki gizli geçidi açtı.
Geçidin sonunda, parıl parıl parlayan bir sandık duruyordu. Sandığı açtıklarında içinden altınlar, mücevherler ve birbirinden lezzetli havuçlar çıktı. Çiko ve Titi, hem zengin olmuşlardı hem de karnını doyurmuşlardı. Huhu amca, onlara gülümseyerek şöyle dedi: “İşte, gizemli sayıların sırrı çözüldü. Ama unutmayın, en büyük hazine dostluk ve yardımlaşmadır.”
Çiko ve Titi, Huhu amcaya sarılarak teşekkür ettiler. Tam oradan ayrılacakları sırada Çiko durdu ve gülerek dedi ki: “İki, dört, altı benden tatlısı var mı? Sekiz, on iki, on altı bu fırsat kaçar mı? On sekiz, yirmi, bu tekerleme de burada bitti.” Ardından Titi ile beraber kahkahayı bastılar. O günden sonra, ormanda her zaman yardımlaşan ve birbirini seven iki arkadaş olarak mutlu bir yaşam sürdüler.
Ramazan Bayramı’nda Genç Kadın Öldürüldü