DOLAR

38,0096$% 0.06

Created with Highcharts 8.2.204:0004:3005:0005:3006:0006:3007:0007:3008:0008:30
EURO

41,2237% 0.64

Created with Highcharts 8.2.204:0004:3005:0005:3006:0006:3007:0007:3008:0008:30
STERLİN

49,3687£% 0.69

Created with Highcharts 8.2.204:0004:3005:0005:3006:0006:3007:0007:3008:0008:30
GRAM ALTIN

3.708,41%0,55

Created with Highcharts 8.2.204:0004:3005:0005:3006:0006:3007:0007:3008:0008:30
ONS

3.035,40%0,53

Created with Highcharts 8.2.204:0004:3005:0005:3006:0006:3007:0007:3008:0008:30
BİST100

9.766,03%1,21

Created with Highcharts 8.2.200:0000:0000:0000:0000:0000:0000:0000:0000:0000:0000:0000:0000:0000:00
İmsak Vakti a 02:00
İstanbul PARÇALI BULUTLU 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Uzun Zamandır Merak Edilen Bir Yüz: Samimi Bir Röportaj

Uzun Zamandır Merak Edilen Bir Yüz

Uzun Zamandır Merak Edilen Bir Yüz

Uzun zamandır merak ettiğim isimlerin başında geliyordu, sonunda buluşuyoruz. Rolü için bıraktığı uzun sakalları ona ciddiyet, mavi gözleri ve muzır bakışları ise sevimlilik katıyor. Çok samimi ve hayata dair kendine has bir bakış açısına sahip. Daha önce çok fazla söyleşi vermemiş. Onu yakından tanımak için bir an önce başlıyoruz muhabbete…

Magazinden Uzak Durmak

Belki en popüler olduğun dönemlerden birini yaşıyorsun. Ama magazinden uzaksın. Onu tercih edenlere bir şey söylemiyorum, herkesin kendi yolu. Ben 10 bin metre koşmaya çalışan, uzun yol koşucusu bir aktörüm. Dolayısıyla 100 metrede bütün gücümü harcayıp herkesin önüne geçtim diye hava atıp 200 metrede ciğerim elimde kalsın istemem. Uzun yıllar bu işi yapmak istiyorsanız yol haritanızı ona göre çizmek zorundasınız. Magazinde olmamak gibi bir tavrım yok ama olmaya da çabam olmadı. Fikrine, zikrine, tavrına güvendiğim insanların yanında olmayı tercih ediyorum, şu an burada olduğum gibi.

Kendini Tanıtma Çabası

Çok teşekkürler. O zaman seni biraz açalım. En kolay soru; kendini nasıl anlatırsın? Çok basit gibi görünen çok zor bir soru bu. Konuşmayı da dinlemeyi de severim. Bazen kendimi anlamak için sorular sorarım, bu da çok güzel bir tekniktir.

Kendini Anlama Süreci

Ne çıktı bu sorulardan? Sanırım ben asık suratlı olmayan ciddiyeti çok seviyorum.

ad826x90

Hırs ve Azim

2006’da seni tanıdığımızdan beri hiç ara vermeden projelerde çalışmışsın. Hırslı mısın? Altı kardeşiz. Çok kardeşli bir ailede çok hırslı, daha provokatif veya çok daha uzlaşmacı olabiliyorsun. Ben azimli oldum. Sevdiğim şey üzerine çalışmaya âşığım.

Üst Düzey Egolar

İki sezondur çok konuşuluyorsun, egon ne durumda, biraz havalara girdin mi, doğruyu söyle… Ben insanın başına ne gelirse gelsin, kişinin bunun bir emanetçisi ve taşıyıcısı olduğunu düşünüyorum; buna yetenek, mal mülk, güzellik, aslında her şey dahil. Biz her şeyin emanetçisiyiz, emanetçisi olduğum bir şeyin havasını atamam. Başıma gelenleri bir lütuf gibi karşılayıp keyfini çıkarıyorum.

Arkadaşlar ve Tahammülsüzlük

Çok düzgün duruyorsun. Arkadaşların sende bir şeyi değiştirecek olsa neyi değiştirirler? Tahammülsüzlüğümü. Bilinçli hataya tahammülüm yok.

Dijital Dönüşüm

Yemeğin lezzetinden daha önemli şey fotoğrafını çekebilmek

ad826x90

Sosyal medya döneminde emojiler ve onaylanmalar sana ne ifade ediyor? Ne yazık ki sosyal hayatımızı dijital hayatımız dönüştürmeye başladı. Yediğin yemeğin lezzetinden daha önemli bir şey varsa o da yemeğin fotoğrafını çekebilmek. Burada röportaj yapabilmemizden daha önemli bir şey varsa bunu göstermek. Dolayısıyla bir gösteri toplumuna dönüştük. Bunun da birtakım faydaları ve birçok zararları var.

İçerik Boşluğu

Ne gibi? İçerik boşluğu mana boşluğuna döndü. Yani biraz mana gitti. Artık emojilerle, like’larla hareket etmeye başladık.

Mutluluğun Sırrı

Bu şekilde bir dünyada yaşamak seni ne kadar mutlu ediyor? Çok önemsememek gibi bir deva buldum kendime. Kaç like olmuş, kaç takipçim var, ne yaparsam ne olur gibi şeyleri takmıyorum. Ben olduğum yerde, sevdiğim şeyi yapmaya çalışıyorum. Bu denizde karanın nerede olduğunu, nereye kadar yüzeceğini, yol haritanı bilirsen, konforlu bir alandayız aslında.

Diyarbakır’da Büyümek

Diyarbakır'da Büyümek

Diyarbakırlısın, nasıl bir ailede büyüdün? Evet, Diyarbakır’da doğup büyüdüm. Altı kardeşiz; dört kız, iki erkek. Ben iki numarayım. Kalabalık bir ailede büyümek çok keyifliydi. Çığlık çığlığa, kavga dövüş, birbirimizi çok severek büyüdük, mahalle arkadaşı gibiydik, yaşlarımız da çok yakın. Babam diş teknisyeni, annem ev hanımı ve hâlâ işlerine devam ediyorlar.

Sosyopolitik Yapı ve Sanat

Diyarbakır’da yaşamak nasıldı? Mahalle kültüründe büyüdüm. Sokakta yetişen son nesiliz sanırım, o açıdan da çok güzeldi. Sosyopolitik yapısıyla alakalı 90’larda ilk gençlik zor geçti. Ama zorluklarla, sanat ve oyunculuk sayesinde baş ettik.

Sanatın Kanına İşlemesi

Orada imkânlar o yıllarda daha kısıtlı olabilir, sanat nasıl kanına girdi? Diyarbakır Devlet Tiyatrosu, birçok kişinin oyuncu olmasına vesile oldu. Çehov, Gogol oynuyorlardı, onları izleyerek büyüdük. Tek sıkıntı çok alternatif olmamasıydı. Bir oyunu defalarca izliyordum. Bir sezon sergilenen ‘Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası’nı 17 kere izledim. Diyarbakır Devlet Tiyatrosu Müdürü Nermin Uğur vardı, onun dikkatini çekmiş, “Burada çalışmak, figürasyon yapmak ister misin?” diye sordu. 16 yaşımdaydım ve o oyunda asker rolünde sadece mızrak tutarak başladım. Başka bir oyunda bekçiyi canlandırdım. Oradan Şehir Tiyatrosu’na geçtim, “Bu işi yapmak istiyorum” dedim ve başladım. Ama ailemin hayali diş doktoru olmamdı.

Ailenin Asi Çocuğu Olmak

Sen ailenin asi çocuğu muydun? İnanılmaz bir fırlama olarak başladığım hayatımda muallim olma noktasına geldim. Özellikle 30 yaşımdan sonra ailedeki sorumluluklar dolayısıyla bir anda yavaşladım, biraz daha aklı başında davranmaya başladım.

Üniversite Hayatı

Peki, sonra ne yaptın? Üniversite sınavlarına girdim, diş doktorluğunu kazandım ama ailemden sakladım. Kazanamadığımı düşündüler, yetenek sınavlarına girdim, Adana’da Çukurova Üniversitesi Konservatuvarı’nı kazandım. Bir yıl Adana’da okudum. Bir daha sınava girdim ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü’ne başladım.

Özel Hayat ve Aşk

Özel hayatına dair çok az şey biliyoruz… Evet!

Mesela hiç evlendin mi? Yok. Sanat sepet bir yere kadar diyorsun ve başlıyoruz sanırım (gülüyor)…

Evet, aşk var mı hayatında? Aşk yok vallahi.

Rol arkadaşın Selen Öztürk’le birlikte değil misin? Selen 20 yıllık arkadaşım, dizideki partnerim.

“Aşk cahilliktir” gibi bir lafını okudum… O cahillikten kastım aslında başka bir şeydi. İnsan tecrübelerine ve bildiklerine rağmen âşık olduğunda o bildikleri bir şeye yaramaz ya, onu söylemek istedim. Her âşık olduğun zaman bildiklerin sıfırlanır. Gerçek aşk, bütün bildiklerine rağmen hep seni gafil avlar… İyi ki gafil avlar, yoksa “Bak bende bunlar var, sende onlar var” derken bir holding toplantısından farkı kalmaz, o da bana gelmez.

Aşkı Tanımlamak

O halde sana gelebilecek olan aşkı anlatır mısın? Şu an âşık olmadığım için anlatabileceğim bir durumda değilim açıkçası. Keşke hepimiz âşık olsak, bunu temenni ediyorum, kendi adıma da ümit ediyorum, inşallah yakın zamanda bir aşk yaşarım ve buraya geldiğimde sana nasıl bir âşık olduğumu anlatırım.

Hayatta Etkileyen Unsurlar

Seni ne tavlar veya etkiler hayatta? Samimiyet.

Sen tavlarken neyi kullanırsın? Çünkü iyi bir oyuncusun… Bir stratejim yok, o kimyayla ilgili bir şey ama oyunculuğu bu açıdan kullanmak delilik olur. Mesleki bir deformasyonu orayı taşıdığınız zaman hastalanırsınız. Ama benim gözlemlediğim kadarıyla mesleği oyunculuk olmayanlar, oyunculardan daha iyi oynuyorlar.

Kırılma Noktası

Kırılma noktan neydi? Erkan Kolçak Köstendil’le dört sene ev arkadaşlığı yaptık. O zamanlar ‘Şeytan Ayrıntıda Gizlidir’ diye bir dizi vardı, Nejat İşler’in oynadığı. Erkan o dizide rejideydi. Para kazanmam lazım, ben de oradaki işlere yardım edeyim diye gittim, sette “Satanist bir karakteri canlandıracak biri lazım” dediler. Hemen benim saçları 3 numaraya vurup kameranın önüne attılar. Koltuk taşıyıp duvara çivi çakacağız diye gittiğim yerde oyunculuk yaptım. Konservatuvar da okudum, öyle başladık.

Öğrenme Süreci

Bu süreç sana ne öğretti? Daha çok film izlemem, daha çok okumam, araştırmam, şivemi, diksiyonumu daha da düzeltmem lazım diyerek geçti bir süre. Burada kendime küsmek veya inkâr etmekten bahsetmiyorum. Genişlemek ve kendimi açmaktan bahsediyorum. Fakat 30’lu yaşların başında, içimde aslında oradan getirdiğim bir miras olduğunu fark ettim.

Dengeli Bir Yaşam

Şimdi nasıl hissediyorsun? 20 sene Diyarbakır’da, 20 sene İstanbul’da yaşadım, şu an bir dengedeyim; geldiğim yerle yaşadığım yer dengelendi. Galiba bu bende de bir denge oluşturmaya başladı. Artık oradan getirdiğim şeyler, oyunculuğum ve kendi karakterim için bir zenginliğe dönüştü. Hem oyunculuk hem İstanbul’daki hayatım zaman içinde bana kendin olmanın ne kadar kıymetli olduğunu öğretti.

Zorluklarla Baş Etmek

Seni en zorlayan ne oldu bu yolculukta? Ben.

Neden? Çünkü her şey insanın kendi algısıyla ilgili. Bir kere her şey bizimle alakalı değil, kocaman bir çark var ve biz en iyi ihtimal o çarkın bir parçası olabiliriz. O çarkın parçasıyken o çarkı kendinden ibaret sanmak büyük bir yanılgı. Benden önce oyunculuk vardı. Benden sonra da olacak. Ben kendi çemberimde ne kadar doğru, dürüst, kendi doğru bildiğimi en maksimum düzeyde yapabilirimle yaşamaya çalışıyorum. O yüzden kendi çıtalarımı ve kendi doğrularımı kendim koydum. Çünkü bizim dışımızdaki değişkenleri değiştirme çabası genelde hüsranla bitiyor.

Yeni Projeler

Şimdi projelerin neler? Senaryo yazıyorum ve ‘Kızıl Goncalar’ devam ediyor.

İki sezon canlandırdığın karakteri ve evrimini sen nasıl anlatırsın? Karakter, kâğıtta da çok iyi yazılmış bir karakterdi; o gri tonları işin başından beri vardı. Ben sadece biraz onun kontrastını açmaya çalıştım. Bunu yaparken de kupkuru bir insan oynamaktansa onun üzüldüğü, düştüğü, kalktığı insanca taraflarını göstermek gibi bir çaba içine girdim. Yazarımız da bunu gördü ve karakteri seyircinin de empati kurabileceği, derinlikli bir hale getirdi.

Sakallı Olmanın Zorlukları

İki yıldır sakallısın, sevdin mi sakallı olmayı? Başta sevdim ama bakımı çok zor; ilk sezon bittiği gün sakalı kesmiştim.

Birbirinden çok farklı karakterleri oynadın. Hiç tereddüt ettin mi? O tereddüdü yaşamaman için ekonomik rahatlığının olması lazım. Evinin kirası, çocuğunun okul taksitini düşünürken hangi rol gelirse oraya gitmek durumunda kalabilirsin. Bir de sektörün sürekli seni kendi güvendiği alanda tutmakla alakalı bir derdi var. Yani iyi bir doktor oynuyorsan, diğer işinde seni hastanenin müdürü yapmak istiyorlar; kısaca “Orada kal” diyorlar. Çünkü daha önce becerdiğin için kafaları rahat oluyor. Oyuncular da bazen güvenli alandan çıkmayı istemiyor. İstemiyoruz. Bu karşılıklı güvenli alanda olma çabası bir yerden sonra, oyuncuyu çok kısıtlı bir çerçevede tutmaya başlıyor. Ben biraz daha kendime güvenmediğim alanlarda iş tercihi yaparak, kendimin üzerine giderek, kariyerimi yönetmeye çalışıyorum.

Çalışma Disiplini

Güvenli alanın rahatı varken bu zor olmuyor mu? Olmaz mı? Mesela karakterim Sadi Hüdayi gibi Arapça konuşabilecek bir halde değilim, hatip veya vaiz de değilim, çok çalıştım. Aylarca YouTube’da vaizleri dinledim. Diğer arkadaşlarım da öyle…

Yeni Senaryo Üzerine

Yazdığın senaryo ne üzerine? 6 bölümlük bir iş, bitirdik. Psikolojik suç üzerine. Bir doz suç, biraz felsefe yanı olan bir iş gibi oldu.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s


En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Filiz Akın: Türk Sinemasının İkonik İsimlerinden Biri

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0