44,3584$% 0.05
51,5319€% 0.03
59,5556£% 0.13
6.507,42%2,07
4.566,98%2,11
13.045,73%0,89
02:00
Ata Demirer, dokuzuncu filmi “Pervaneler” için sette kendisini huzurlu ve güvende hissettiğini söylüyor. Oyuncu kadrosunun büyük bölümüyle daha önce çalışmamış olsa da ekibin kısa sürede kaynaştığını belirten Demirer, bu uyumda senarist olarak kendisinin ve yönetmen Hakan Algül’ün uzun yıllara dayanan iş birliğinin etkili olduğunu düşünüyor.
Filmin merkezinde geçmişte yaşananların bugünü etkilemeye devam edip edemeyeceği sorusu var. Demirer, karakterin zihninde dört-beş yıldır şekillendiğini, senaryo yazımının ise iki yılı aştığını anlatıyor. “Tekrara düşmekten değil, yeniliğe kendini kapatmaktan korkmalısın” diyen oyuncuya göre her filmin hikâyesi farklı olsa da zaman içinde bir anlatım dili ve tanıdık bir sinema dünyası oluşabiliyor.
Demirer, bir yönetmenin filmlerinin renkleri, anlatım tarzı ve seçtiği hikâyeler sayesinde tanınabileceğini söylüyor. Kendi filmlerinin de bu nedenle birbirine benzer görünebildiğini, ancak farklı türlerde işler yapmaktan çekinmediğini vurguluyor. Önemli olanın, sırf farklı görünmek için kişinin içinde büyümeyen bir hikâyeyi anlatmaya çalışmaması ve yaptığı işi elinden gelenin en iyisiyle ortaya koyması olduğunu belirtiyor.
“Pervaneler”in devam filminin çekilebileceğini kabul eden Demirer, projeyi baştan bir seri olarak tasarlamadığını ifade ediyor. Ona göre karakter komedisinin temelinde, izleyicinin ana karakteri sevmesi ve ona inanması yatıyor. Seyirci bir karakterle güçlü bir bağ kurduğunda, onun hikâyesini yeniden izlemek isteyebiliyor; bu nedenle bazı karakterler farklı filmlerde yeni maceralara taşınabiliyor.

Demirer, “Eyyvah Eyvah” filmlerinin de devamı düşünülerek yazılmadığını, karakterin sevilmesinin ardından yeni hikâyeler anlatma fikrinin doğduğunu hatırlatıyor. “Pervaneler”de ise daha önce “Olanlar Oldu”da canlandırdığı denizci karakterin daha olgun ve kusurlu bir hâlini oynuyor. Yaşadıklarından izler taşıyan bu karakteri, izleyicinin günlük hayatta karşılaşabileceği sıcak bir insan olarak tanımlıyor.

Kendi kusurları sorulduğunda esprili bir dille kilosundan söz eden oyuncu, zayıflama sürecinde iğne kullanmadığını belirtiyor. Öğle ve akşam yemeklerinde ekmek yememeye, spor yapmaya ve insülin direnci için tedavi görmeye dikkat ediyor. Beslenme düzenini geçici bir diyet değil, yaşam biçiminde kalıcı bir değişiklik olarak görüyor.

Ege’yi kendisi için bir aşk olarak tarif eden Demirer, denizle kurduğu bağın hayatındaki yerini de anlatıyor. Marmara’da büyüdüğünü, deniz kirliliği nedeniyle Ege’ye geldikten sonra oradan ayrılmak istemediğini söylüyor. Ancak sanılanın aksine Bozcaada’da sürekli yaşamıyor: Tiyatro sezonunda İstanbul’da bulunuyor, havalar ısınınca teknesiyle denize açılıyor. Araba kullanmadığını, yaşamını daha çok deniz çevresinde şekillendirdiğini de ekliyor.

Ana akım televizyona dönme ihtimalini değerlendiren Demirer, dizi bölümlerinin uzunluğu ve yoğun çalışma temposu nedeniyle bu formatın kendisine uygun olmadığını söylüyor. Enerjisini sinemaya ve sahne gösterilerine yöneltmeyi tercih ediyor; bunun dizilerde çalışan oyuncuların emeğini küçümsemek anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve bölüm sürelerinin kısaltılması gerektiğini düşünüyor.

Demirer, mizah açısından özlediği bir televizyon işi olmadığını dile getirirken “Avrupa Yakası”nı kariyerinde özel bir yere koyuyor. Dijital yapımların izleyiciye erişiminin ana akımdan farklı olduğunu belirtiyor. “Avrupa Yakası” döneminde sokakta yürümekte zorlandığını hatırlatan oyuncu, televizyon ekranlarından uzaklaşmasının planlı bir karar değil, hayatın akışıyla gerçekleştiğini söylüyor.
Ünlü hayatının sürekli göz önünde olmayı gerektirmediğini düşünen Demirer, davetlere yalnızca görünmek için katılmamayı tercih ediyor. Kendisini utangaç biri olarak tanımlıyor. Bir filmi beğenmediğinde bunu kamuya açık biçimde söylemekten kaçınmasının nedenini de tanınmış kişilerin görüşlerinin başkalarını etkileyebilmesine bağlıyor. Beğendiği filmleri paylaşabildiğini, beğenmedikleri hakkında ise sessiz kalmayı seçtiğini belirtiyor.
Mesleğe yeni başladığı dönemde karşılaştığı zorlukların bugünkü sahne rahatlığını kazandırdığını söyleyen Demirer, rock barlarda turistlerin de bulunduğu seyircilere gösteri yaptığı geceleri gülümseyerek anıyor. Kavgaların çıktığı, polisin geldiği ve ışıkların söndüğü performanslar da yaşamış. 1990’lardan bu yana sahnenin pek çok hâlini gördüğünü ve neredeyse 30 yıldır gösteri yaptığını ifade ediyor.
Harbiye’de binlerce kişinin karşısına çıktığında hâlâ heyecanlandığını söyleyen oyuncu, geçmiş tecrübelerinin ona güven ve rahatlık kazandırdığını belirtiyor. Bugünkü imkânlarının ve seyirciyle kurduğu ilişkinin değerini bildiğini vurgulayan Demirer, genç komedyenlerin kendilerini gösterebilecekleri daha fazla alan bulunduğunu düşünüyor. Kadın komedyenlerin de yer aldığı bu çeşitliliği olumlu buluyor.
Özel hayatına dair konuşurken kız arkadaşını sevdiğini ve ilişkilerinin iyi gittiğini söyleyen Demirer, evlilik konusunda ayrıntıya girmiyor. Onuncu filmi için şimdiden bir hayalinin bulunduğunu, ancak planın henüz şekillenmediğini belirtiyor. İçinde bulunduğu dönemi hayatının güzel bir evresi olarak nitelendiren oyuncu, “Pervaneler”in hem kendisine hem de ekibe iyi geleceğine inanıyor.
Nev’in Ardından Aile İçi Gerilim ve Miras İddiaları
Türkiye’nin Net Sıfır Yolculuğunda 500 Milyar Dolarlık Dönüşüm Eşiği
Gelinim Mutfakta 2 Kasım 2026: Çeyrek Altını Tuğba Kazandı
Adıyaman’da Küçük Yusuf’un iyiliği gündem oldu: Yağmurda tekerlekli sandalyedeki arkadaşını unutmadı
Kırma dökme işi bitti: Laminant parke yerine takılacak…
Uzak Şehir’de Alya’nın Nar Aşermesi Cihan’ı Şüphelendiriyor
Galatasaray–Stuttgart Maçı Ne Zaman, Saat Kaçta ve Hangi Kanalda?
Türkiye sigara içme oranında dünyada ikinci sırada
2 Kasım 2026 TV Yayın Akışı: Bu Akşam Hangi Diziler Var?
Pınar Altuğ ve Yağmur Atacan’ın borç açıklaması gündem oldu: “Akrabaya verilmez”
Uzak Şehir 71. Bölüm Bu Akşam Kanal D’de Yayınlanacak mı?